Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Nisan 2008 tarihli yazilar Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar
 
Nis
30
    
EZELİM | 30 Nisan 2008 15:11 | 0 fav | etiket:  

Hz. Musa'b Bin Umeyr'in Şehit Olması

Kendisi gül devrini göremedi.
iki sene üç sene irşad vazifesi yaptı.
Bedir'de Resulü Ekremin yanında bulundu.
Uhud'dada yanında olayım ya Resulallah dedi.
22 yaşında vardı yoktu.
Bıyıkları henüz terliyordu.
Kılık ve kıyafetiyle Resulullaha çok benziyordu.
ALLAH Resulu Uhud'da cübbesini çıkarıp sırtına giydiriyor.
"Şu bugün senin sırtında dursun" diyordu.
O'da şeref saydığı o cübbeyi sırtında taşıyordu.
ALLAH Resulünü şehit etmeye gelen ibni kate
Resullullahı şehit ettim diye Musa'b ı buduyordu.
Seve seve kolunu veriyordu.
Sağ koluna inip kalkan kılıç darbesi karşısında
Kolu bir ağaç dalı gibi budanıp yere düşünce
"Elhamdulillah Resulullahın kolu kurtuldu" diyordu.
Sol kolu koparken "Elhamdulillah Resulullahın kolu kurtuldu" diyordu.
Başını uzatırken, yazar anlatan anlatıyor:
"Vur bi bu kaldı" diyordu.
Boynunada darbe inince "Elhamdulillah Resulullahın başı kurtuldu" diyordu
Kendisini bi hırkaya sarıp Resulullahın hırkasına sarıp Uhudun sinesine gömüyorlardı.
Yapabileceği herşeyi yapmıştı.
Kafasını kullanmış irşad tebliğ vazifesi yapmıştı.
Gönlünü kullanmış güvercinler gibi yukarılara doğru çıkmıştı.
Cesedini Allah Resulunün önünde etten kemikten kalede bir rükun olarak kullanıvermişti.
Sonrada Uhudun sinesine yıkılıp gitmişti.
Sırtında parçalanmış cübbe kendisine kefen olmaya yetmeyince,
"Ya Resullallah ne yapalım?" dediler. "Vücudu kapanmıyor."
Canım çıksın yumuşak döşeklerde yatan Musa'bım Vücudu kefen bulamıyordu.
"Ne yapalım ya Resulallah?"
"Avret yerini kapayın, başı ayakları açıkta kalsın" diyordu.
Ve o gün Musa'bın yerine, onun kılıcı elinde, bir Melek Resulü Ekremin önünde akşama kadar savaşıyor.
Hilye sahibi Ebu Naim naklediyor.
ikindiye doğru güneş gurub ederken Resulullah hala Musa'bın savaştığını zannediyor.
"Musa'b" deyince ;
"Ben Musa'b değilim" diyor.
Musa'b taa sabahtan vefat etmişti.
Musa'b sabahtan doğranıp gitmişti.
Canı kalmıştı onuda ALLAH yolunda vermişti


 
Nis
30
    
EZELİM | 30 Nisan 2008 14:17 | 0 fav | etiket:  

 İki şey varsa korkmayın




Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Her kitap okunmaz. Bir kitap doğru bile olsa, yazan Allah için yazmamışsa okuyan zarar görür. Çünkü yazanın habis ruhu, zulmeti etki yapar. Yazan ihlâsla bile yazsa, basanlar para için basmışsa yine feyz, bereketi olmaz. Büyüklerin kitaplarını okuyanlar ise, büyüklerin ruhaniyetinden feyzinden istifade eder. Sadece ilim yetmez, ihlâs da lazımdır.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

İki şey varsa korkmayın:

1- Bu dinin sahibine uymak,

2- Allahü teâlânın sevgili kullarını tanımak.

Peygamberlerden sonra insanların en üstünü olan Hazret-i Ebu Bekir’den bir kimse dua istiyor. Ellerini açıp şöyle dua ediyor:

Ya Rabbi bir günahkâr kul, bir günahkâr kulundan dua istiyor. İkisinin de günahlarını af eyle.

Kalbi çok hasta olan kimse eşine dostuna dini nasihat yapamaz. Din kitabı okuyamaz. Bir Müslüman arkadaşının yanına gidip sohbet edemez. Ama kalbinde biraz kırıntı varsa kitap okur.

Ölüme hazır olan hep güler. Çünkü o vuslatı bekliyor. Rabbine kavuşmayı bekliyor. Müslüman gülmesin de ne yapsın.

İnsanların fitnesinden kurtulmak istiyorsak, çarşı ve pazarlarda sık sık bulunmamalı.

Ticaret erbabının dükkânlarında uzun müddet oturmamalı.

Hiçbir günahı küçümsememeli, çok çalışmalı. Boş gezenler, zengin bile olsa, arkadaşları şeytan, kalbleri şeytanın konağı olur.

Dünya gamından, nefsin sıkıştırmasından kurtulmak için, kabirleri sık sık ziyaret etmelidir.

Ayıp ve kusurlarını gördüğünüz arkadaşlarınızın, komşularınızın, sırlarını ifşa etmemeli; çünkü gördüğünüz bu sırlar, size emanettir. Emanete hıyanet ise, çirkin bir harekettir.

Haram giren, haram çıkan ağızla yapılan duayı Allahü teâlâ kabul etmez. Duanın kabul olması için ağza da mideye de dikkat etmek lazım. Vesile ile dua etmek lazım.

Küfre, bid’ate ve günahlara karşı emr-i maruf yapılırsa, Allahü teâlâ o beldenin hak ettiği azabı tehir eder. Emr-i maruf yapılmazsa azabı ilahi gelir.  

Bir yumruk gibi olmalı. El açık olursa parmaklar zarar görür.

İnsanların dünyada işlediği suçlardan dolayı Allahü teâlâ iki şekilde cezalandırır, ya cezayı ahirete bırakır, kâfirlerin ki böyledir. Yahut dünyada sıkıntı verir. Ahirete bir şey kalmaz. Bunun için sıkıntı Müslüman için bir nimettir. Bunun ahiretteki karşılığını bilseler, sıkıntı gelsin diye dua ederler.



 
Nis
30
    
EZELİM | 30 Nisan 2008 14:12 | 0 fav | etiket:  
Hayatımdan Gidenler..
Birdaha Geri Gelmeyi Hayal bile etmeyin!!
Hayatıma Yeni Girenler Gitmeyi düşünürseniz hiç Bekleyemeyin!!
Kalıp tanımaksa Amacınız durup izleyin...
BAŞKALARINDAN değil Benden Öğrenin....!